yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2008 Cuma

Deniz, Eray, Ben

2001 yazı tam bir kargaşaydı hakkaten. Ama biz gayet sakindik. Yağmur yağınca herkes evlerine gitmişti. Bir tek biz sadıktık C bloğun dıştan merdivenine. Kapüşonlularımızı giyip dizilmiştik yanyana. Eray, Keremle bir buçuk saat boyunca yumruklaştığını, etrafta ayıracak kimse olmadığını anlatıyordu. "Çocuktuk ama o zaman" diyordu. Sekiz yaz önce diyordu bunu. Bir yandan da Deniz, okulun bahçesinde oynadıkları oyunları anlatıyordu. Voleybolları, dansa davetleri... Ayağımın altı otuzaltılar filan... Aralarda da "Ne küçüktük!" demeyi ihmal etmiyor. Sonra Eray giriyor araya, senin bi bakıcın vardı diyor, noldu ona? Ne bilsin kız bakıcısına ne olduğunu. Kaç yıl geçmiş aradan.
Beraber geçireceğimiz son günlerdi. Öyle zamanlarda hep önceki yazlar konuşulur. Halbuki benim ilk yazımdı. Haksızlıktı.
Eray'da kocaman bir walkman vardı. 'Şairin Elinde' çalıyordu. "Çok güzel şarkı abi!" diyordu. Dün müydü 2001 yazı, önceki gün mü? Biri açıklasın. Korkuyorum.

14 Ağustos 2008 Perşembe

Karacaali

Yazla eş anlamlı kelimem.. Ne güzel dediğimiz gibi; yaz biter Karacaali biterken(Biri kötü bir şey yapacağı zaman "Abi yapma bak yaz biter" diyorduk da). Daha şimdiden yaza 10 ay kaldı geyikleri başladı. Yaz bize bitti çünkü. Gün saymaktan helak olduk kışın. Al! Bitti işte. Neyseki bitmeyen şeyler kaldı geride Murathan Mungan'ın da dediği gibi. Bir de "gözlerimizdeki hüzne "dinginlik" adını verir /"seni iyi gördüm" diyenler" demiyor mu, orda da ben bitiyorum işte.