14 Ağustos 2008 Perşembe

Karacaali

Yazla eş anlamlı kelimem.. Ne güzel dediğimiz gibi; yaz biter Karacaali biterken(Biri kötü bir şey yapacağı zaman "Abi yapma bak yaz biter" diyorduk da). Daha şimdiden yaza 10 ay kaldı geyikleri başladı. Yaz bize bitti çünkü. Gün saymaktan helak olduk kışın. Al! Bitti işte. Neyseki bitmeyen şeyler kaldı geride Murathan Mungan'ın da dediği gibi. Bir de "gözlerimizdeki hüzne "dinginlik" adını verir /"seni iyi gördüm" diyenler" demiyor mu, orda da ben bitiyorum işte.

13 Ağustos 2008 Çarşamba

Yaz Bitti

yazın bittiği her yerde söylenir
söylenmeyen şeyler kalır geriye

ve sonra hiçbir şey olmamış gibi
ağır, usul bir hazırlık başlar
uykuya başlar yeni bir mevsime

orda burda, ev içlerinde, kır kahvelerinde, deniz kenarlarında
incelen yazın akşam esintilerinde
zaman usulca sıyrılır aramızdan
ta içimizde duyarız gelecek günlerin geçmişini
başka ne gelir elimizden
büyük bir uzaklığa gülümseyerek
geçiştiririz ıskaladığımız şeyleri

yatıştırır rüzgarlar
dışavurur içimizdeki lodosu, poyrazı, günbatımlarını
saklar bizi
gözlerimizdeki hüzne "dinginlik" adını verir
"seni iyi gördüm" diyenler
biz de iyi hissederiz kendimizi
elimizden başka ne gelir ki
köşe başları, akşamüstleri, kokular
tozar gider zamanın boşluğunda
karışır anların kuytu belleğine
belki sonraları bir gün
hatırlanır aynı kederle
yazın bittiği her yerde söylenir
söyleyenler inanır gerçekten birşeylerin bittiğine
yaz biter
eskir geceler, serin hüzünlü
yeni mevsime hazırlık ömrün teğel yerleri
bir yanı telaş, bir yanı ürperten yaz sonu ikindileri
çıkarır sizi dalgın derinliğinizden
yaşadığınızı duyarsanız teninizde
bir zamanlar okumuş olduğunuz kitapları özlersiniz
sıcak odaları, beyaz, temiz yastıkları
ahşap pancurları
yaz bitti
bitmeyen şeyler kaldı geride

yaz bitti
yaz bitti
yüksek sesle söylüyorum bunu kendime
her yerde söylendiği gibi
yaz bitti
yaz bitti
hiçbir şey hiçbir şey
hiçbir şey
yalnızca üşüyorum şimdi

Murathan Mungan

6 Ağustos 2008 Çarşamba

Hariçten Gazel

Yabancı müzik ya da sözlerinden bir şey çıkaramadığımız yerli müzik hakkında "Abi sözlerinden bir şey anlıyor musun da dinliyorsun!" tarzı, sözlerin birbiriyle uyumunun -kafiyeden bahsetmiyorum, kelimelerin birbiriyle uyumu burda söz konusu olan- şarkıya katkısından ve müziğin sözlere yüklediği anlamdan nasibini almamış insanların yaptıkları yorumlara hiç girmeyeceğim. Çünkü gerek yok. Yapılabilecek çok bir şey de yok zaten.
Benim kafamı kurcalayan asıl konu sözlerini bildiğimiz, gerek ağlaya zırlaya gerekse bağıra çağıra dinlediğimiz şarkıların aslında ne demek istedikleri. Yani kafamızda kurduğumuz hikayeyle örtüşüyorlar mı, yoksa tamamen farklı bir şeyler mi yazıyoruz kafamızdan? Yoksa gayet sade bir olay anlatıyorlar da biz mi sembolize edip işi hepten karmaşık bir hale getiriyoruz? Ki bu üçüncü en çok korktuğum olay. Mesela şair gördüğü bir olayı aynen aktarmışsa ama ben bir sürü anlam yükleyip "Vay be! Ne yazmış adam!" dediysem, işin aslını öğrendiğimde şiire duyduğum sevgi değişmez çünkü kafamda kurduğumla kalır. Ama olan, şaire duyduğum saygıya olur. Hayatını kafa patlatmaya adadığını sandığım adam gördüğünü aynen yazmıştır. O da büyük bir iş, orası ayrı.
"Kıyamam Sana" bir anne-kız ilişkisini anlatıyor mesela. Ama açmaza giren kadın-erkek ilişkilerinde dinleniyor. Acaba şairin bundan haberi var mı? Yazarken hissettiklerini aynen yazıp "Herkes kendinden birşey bulur." mu demiş, yani kendi hislerini kendisine saklayıp şiirini genellemiş ve dinleyicinin yorumuna mı bırakmış? Ne yapmış cok merak ediyorum. Ne oluyor ne bitiyor, biri anlatsın bana.
Bir de gayet derin düşünerek yazan fakat anlaşılmayan ya da yanlış anlaşılanlar var ki beni en çok bu üzüyor. Adam, kadınıın ağlamasına dayanamayıp bir şeyler söylüyor. Bizim denyo "kadın yok, ağlamak yok" benzeri bir slogan sanabiliyor bu güzelim teselli girişimini.
Ya şairler çıkıp tek tek aydınlatsın bizi; desin ki "birader burada 'böyleyken böyle' demek istedim."('birader' demeseler de olur) ya da tamamen yanlış anlayanları toplayıp bi odaya kapatalım, orada takılsın onlar. Ya da ne halleri varsa görsünler. Banane ya. Bana mı kaldı şiir piyasasının dertlerine derman olmak.

5 Ağustos 2008 Salı

hayat

hayat böyle, öncelerli soğuk geliyor ama insan hemen alışıyor.

Balans ve Manevra

14 Temmuz 2008 Pazartesi

İtiraf

Bazı şarkıları sırf bir takım insanlar seviyor diye dinliyorum...

28 Haziran 2008 Cumartesi

Yanlar Kısa Arkalar Uzun

Nasıl olsun abi dedi. Ya dedim Ash var ya dedim pokemondaki çocuk, onunki gibi olsun dedim. Bön bön baktı haliyle. Yaa dedim Tsubasa var ya dedim Tsubasa. Futbolcuydu hani. Nasıldıki abi onunki dedi. Ya işte yanlar biraz daha kısa, arkalar uzun dedim. Sırıttı salak salak. Ferdi Tayfur tarzı mı dedi. Evet abi dedim Ferdi Tayfur gibi..

18 Haziran 2008 Çarşamba

Akla İlk Gelen

22.04.2008'de yazdığım bir yazıyı aktaracaktım ama şimdi o yazının zamanı değilmiş. Onu fark ettim. Biraz daha soğusun da öyle yazayım. Son cümleleri yazmamda bir sakınca yok heralde. Zaten benim cümlelerim değil.

acı bir tat kalıyor ağzımda
bazen yutup, unutup
bazen tükürüyorum

Teoman - En Güzel Hikayem