Wake me up before I change again
                      Infected Mushroom - Becoming Insane
1 Temmuz 2010 Perşembe
Okul Mevzuları
Gecenin 12'sinde elimde elektrik süpürgesi salonu süpürüyordum. İkinci dönem yoğun olduğu için pek temizlik yapamamıştık. Ama bu yoğunluğu pek aldırmamışım ki kalmamam gereken iki dersin birinden kalmıştım. Diğerini de yalvar yakar geçmiştim. Yaz okulunda bir tanesi açılacaktı ama bana vermeyeceklerdi dersi. Neymiş efendim, laboratuvarını açmayacaklarmış. Tadilat varmış falan. Yani göz göre göre okul bir sene daha uzayacaktı. Bir yandan da ev arkadaşlarımın başarı hikayelerini dinliyordum. Yok aldığım derslerin hepsinden geçtim yok kümülatif şöyle yok ortalama böyle diyorlardı ben içeri içeri ağlarken. Diğer yandan da telefonum hiç susmuyordu. Süpürgenin sesi olabildiğince geç saatlere kadar sürsün de komşular kavgaya gelsin diye tüm yanlış numaralar o geceye denk gelmeye çalışıyordu. Bir tanesi adımı tutturmuştu. Büyük ihtimalle yanlış numarayı almıştı artık numarayı kimden aldıysa. "Sen Tolga'nın abisi Turgay değil misin?" dedi. Evet dedim ve ilerleyen dakikalarda bir seyahat acentem olmadığına ikna etmeye çalıştım kendisini. Başka bir telefon görüşmesinde de teyze girizgahı kısa tutup özel ders vereceğim öğrencinin özelliklerini anlatmaya başladı. -Önceki telefon konuşmalarımdan birinde bir arkadaşım özel ders verip vermeyeceğimi sormuştu. Ben de, olur demiştim.- Dersin içeriğini filan anlattı. Tamam dedim gelsinler. Yalnız dedi, para sıkıntıları var yardımcı olursan sevinirim dedi. Aradaki telefon görüşmelerinde de gene bir arkadaş ama bu başka arkadaş, lafı karma felsefesine getirip "Oğlum oluyo lan hakkaten"le bitirmişti konuşmayı. Ben de hemen şimşekler çaktı tabi. Dedim bu verdiğim bu ders için para istemezsem kesin açarlar laboratuvarı. Nitekim almadım da para filan. Sonra yaz okulu kayıt günleri geldi çattı. Hocanın odasına gittim. Nasıl rahatım ama. "Hocam lab işi noldu?" dedim ağlamaklı. "Açmıyoruz, tadilata gircek" dedi. Allah dedim, bedavaya özel ders verdik. Ertesi gün de gittim yine yok dedi. O gece de başka bölümden arkadaşların mezuniyet balosu var. Sonraki gün kayıtların son günüydü. Ben de para filan vermeden birinin adını söyleyip koskoca mezuniyet balosuna yancı oldum. O efkarla gittim ve kelimenin tam anlamıyla yarın yokmuşcasına içtim. Haliyle de geç kalktım ertesi sabah. Üstelik başım da çatlıyordu. -O son baloya gitmeyecektim.- İnternetten, dersi son bir kez kontrol ettiğimde başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Dersin labını açmışlardı ve kontenjan dolmuştu. Hemen toparlanıp çıktım evden. Dilekçe yazıp dersi alabilmeyi düşünüyordum. Yolda da annemleri arayıp harç parası istedim. Hocanın odasına gittim. Dilekçeye gerek yok bir bakalım durumuna, kaç dersin kalacakmış seneye dedi. 14 dersimin kaldığını görünce vermek istemediler dersi. Dedim o zaman bunun yanına bir ders daha alayım o zaman ders yüküm hafifler önümüzdeki sene. Tamam o zaman git dersi ekle gel bir bakalım dediler. Çıktım odadan. Yolda annemleri arayıp harç parası istedim. -Tarih tekerrürden ibaretti.- İlk yatırılan parayla seçmeli derslerden birini aldım. Hocanın yanına döndüm. Tamam dedi sana açabiliriz kontenjan, hatta buradan onayını da yaparız. Durun dedim daha bu dersin harcını yatırmadım. Ders kaydının bitmesine 1 saat filan vardı. Bankada sıra çoksa her şey mahvolacaktı. Nefes nefese -hayat unutursan vardır- bankaya vardığımda hiç sıra yoktu. Yatırdım parayı hemen. Bölüme döndüm ve kaydımı yaptırdım. Kesin bir rakam veremeyeceğim ama herhalde bir 3-4 yıl gitmişti ömrümden. "Ah Karma ah! Sen yok musun sen!" dedim 'sen'in 'e'sini uzatıp kafamı iki yana sallayarak.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
o gergin anı yaşadım yalnız. korktum falan kendimce=)
Yorum Gönder